HIV ve AIDS HASTALIĞI

yorum yok
607 okuma
22 Aralık, 2017

HIV ve AIDS nedir?

Geçtiğimiz yıllarda toplumun marjinal kesimlerini etkilediği algısı olan HIV, dikkat edilmediği takdirde herkesi etkileyebiliyor. Gelişen teknoloji ve günümüzdeki tedavi olanakları ile HIV infeksiyonu kronik bir hastalık olarak tanımlanıyor.
HIV infeksiyonu tedavi edilmediği takdirde bağışıklık sisteminin ciddi bir şekilde baskılayarak, AIDS’e (Edinsel İmmun Yetmezlik Sendromu) evresine ilerleyebiliyor.

HIV Tarihi

1980’lerin başında Amerika Birleşik Devletleri’nde ilk olarak homoseksüel erkeklerde bağışıklık yetmezliğine bağlı bir kanser türü ve akciğer iltihabının daha sık görüldüğü saptanmıştır.
Daha sonra kadın ve çocuklarda da görüldüğü dikkat çekmiştir. Bununla birlikte kan ve kan ürünü verilenler, damar içi uyuşturucu kullanıcıları ve bunların cinsel eşlerinde de benzer tablolar görülmüştür. . 1983 yılında başışıklık sitemini baskılayan HIV (Human Immunodeficiency Virus / İnsan Bağışıklık Yetmezlik Virüsü) tanımlanmıştır. 2015 yılı sonunda tüm dünyada 36.7 milyon insanın HIV ile yaşadığı tahmin ediliyor. Bunların %60’ı durumundan haberdar değildir. 2016 yılı sonunda dünyada 18.2 milyon kişi HIV tedavisi almaktadır. Her yıl saptanan yeni olgu sayısı 2001 yılında 3 milyon iken, 2010 yılından sonra her yıl 1.9 milyon yeni HIV infeksiyonu görülmektedir.

HIV nasil bulaşır?

HIV bulaşma yolları şunlardır:

Cinsel ilişki: HIV enfeksiyonunun en yaygın bulaşma şeklidir. Korunmasız anal ve vajinal cinsel ilişki sırasında virüs vücuda girebilir. Heteroseksüel, homoseksüel, biseksüel her tip ilişki ile HIV bulaşabilmektedir.
Kan ve kan ürünleri: İçinde virüs bulunan kan veya kan ürünlerinin nakli ya da doku ve organ nakilleriyle bulaşma olabilmektedir.
Anneden bebeğe: HIV enfeksiyonun gebe olan anneden bebeğe geçme oranı yüksektir. Enfeksiyonun işlememesi için normal doğumdan ziyade sezaryen doğum işlemi yapılması lazım . Sezaryen doğumdan sonra bebeğin belli süre tedavi alması, hekim kontrolü altında olması gerekmektedir. Emzirme ile HIV enfeksiyonun bebeğe bulaşabileceğinden dolayı anne bebeğini emzirmemelidir.

HIV Enfeksiyonun Hangi Unsurlarla Bulaşmaz

HIV enfeksiyonu, tokalaşma, öpüşme, sarılma, aynı ortamda bulunma, beraber çalışma, aynı kaptan yeme, – içme, giysilerin ortak kullanımı, aynı tuvalet – havuz – banyonun kullanımı, sivrisinek ve böcek sokmaları vb. gibi sosyal hayattaki ilişkiler ile bulaşmaz.
Diş fırçası ve traş bıçakları zaten ortak kullanılmaması gereken kişisel malzemelerdir. HIV hava yolu ile de bulaşmamaktadır.

HIV Enfeksiyon Süresi

HIV infeksiyonu bulaşma sonrasında gribal bir infeksiyon gibi belirti verebilir ve daha sonra yıllar süren bir sessiz döneme girmektedir. Bu uzun dönemde virüs vücutta varlığını sürdürmektedir. Bağışıklık sistemi ile virüs arasında mücadele sürmektedir. Eğer virüse etkili tedavi başlanmazsa, 10 yılı aşabilen bir süre sonunda bağışıklık sisteminde yetersizlik ortaya çıkmaya başlar.
Kandaki virüs miktarı artar, bağışıklık sisteminin bazı hücrelerinin miktarında azalma ve bağışıklık sistemi işlevlerinde bozulma yaşanmaktadır. Bunun sonucunda, ağızda yaygın, tekrarlayan pamukçuk, uzun süreli ishaller gibi infeksiyonlarda artış görülmektedir. Normalde seyrek görülen, ağır seyredebilen bazı infeksiyon hastalıkları bu hastalarda daha sık görülür ve daha ağır seyreder. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde bazı kanser türleri de bu hastalarda daha sık görülür.

Bir ömür HIV ile geçebilir mi?

HIV’i tespit etmek için genellikle ELISA yöntemiyle çalışılan testikullanılmaktadır. Testin pozitif bulunması durumunda doğrulama testli(Western Blot) uygulanmaktadır. Virüsün genetik maddesinin varlığını ve miktarını saptayan testler (HIV-RNA viral yük) hem özel durumlarda tanıda yardımcı olarak, hem de tedavinin ve ilaçların etkinliğinin izlenmesinde kullanılmaktadır.
HIV’in genetik maddesinde ilaç direncini gösteren bazı bölgelerin araştırılması tedavinin yönetiminde yardımcı olmaktadır. Günümüzde kullanılan bir kaç ilaç içeren tedaviler kandaki virüs miktarını çok azaltmakta /etkisiz hale getirmekte ve bağışıklık sisteminin uzun süre korunmasını sağlayabilmektedir.
Bu aynı zamanda HIV’i başkalarına bulaşma olasılığını da ortadan kaldırmaktadır. Fakat ilaç tedavisi ile HIV infeksiyonunun tamamen ortadan kaldırılması heniz mümkün değildir. Bu ilaçların ömür boyu kullanılması gereklidir. Her ne kadar HIV aşısı için araştırmalar sürse de henüz aşı bulunmamaktadır.

Yeni tedavilerle AIDS hastası tüm hayallerini gerçekleştirebilir!

Bir hapta birden fazla ilaç: Hastalık ile mücadelenin ilk yıllarında, yan etkilerin fazla olduğu çok sayıda ilaç kullanılıyordu. Oysa günümüzde yeni ilaçlar geliştirildi ve yan etkileri oldukça kontrol altına alındı. Tek bir hapla birden fazla ilacı aynı anda alarak, üstelik hayatı etkileyen yan etkileri olmadan bir HIV pozitif birey yaşamına devam edebiliyor.
Öldürücü değil kronik hastalık: HIV/AIDS günümüzde ölümcül olmaktan çıkıp kronik bir hastalık halini aldı. Bilinçli bir HIV pozitif, ilaçlarını atlamadan kullanarak, yaşamını gerçekleştirmek istediği tüm hayalleri ve planlarını uygulayarak geçirebilir.


Bir önceki yazımda « makalem var.

Benzer Yazılar

Yumurtalık (over) Kisti Nedir ? Kısaca tanımlamak gerekirse kist, “içi ...

Regl olmak nedir? Regl olma nedir ve her ay neden bunu yaşarız? Bu normal ...

Beyin Tümörü Belirtileri ve Tedavisi Beyin tümörü belirtileri kusma, ...

Yorumlar



Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?

Bedava Sohbet - Yetişkin Sohbet